Şehid Hasan Kardeşime…

Bugün Kardeşim Hasan’ın şehadetinin 1.yıl dönümü. Aslında sözlerime nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Anlatılmaz ve tarifsiz duygular içerisindeyim… Bir kardeş ki candan öte, bir kardeş ki senin herşeyin, onunla herşeyini paylaşmış olasın… Hasan henüz 20 yaşını bitirmeden şehadet şerbetini içmiş o mertebeye ulaşmış kardeşim. 2009 Haziran ayının 4. günü akşamı saat 6 surları Van Özlap ilçesi Hacıali Köyü Jandarma Karakolunda görevi başında Hakk’ın Rahmetine koşarak kavuştu.

Bizim bu durumdan olaydan 1 gün sonra haberimiz oldu. 05.06.09 Cuma günü aileme haber verilmişti. Ben o sıra Bosna’daydım. Sabahın erken saatlerinde telefonum çaldı. Arayan abimdi sesinin titrediğini saklıyordu benden.”Hasan askerden yaralı geldi ilk uçakla gel buraya.”dedi. Ben dondum kaldım beynimden vurulmuş gibi. Ciddi bir şey var ki beni çağırıyorlar. Telefondaki ses tonuda Hasan’ın yaralı olduğunu söylemiyordu. Arkadaşlarım beni sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Saatin erken olması nedeniyle THY bürosu açık değildi ve beklemem gerekiyordu. 2 saat ne olacağı belirsiz bir şekilde beklemek ve içimde türlü dolaşan kötü hisler beni çok kötü yıpratmıştı 2 saat değil sanki 2 gün beklemiştim. Neyseki bilet için gittim THY’a. Cuma günü saat 2 uçağına aldım biletimi.Geriye uçak saatini beklemek kaldı. O sırada babamda aradı bir kaç sefer onunda sesi herşeyi söylüyordu ama ben bir şey soramadım “kardeşim nasıl?” diye.Çünkü vardı birşey ve benden saklanıyordu.Endişeli bekleyişin ardından neyseki uçak saatim gelmişti artık. İstanbul’a vardığımda beni karşılayanlar abim, dayım ve amcamdı.Hepsine teker teker sarıldım.Hepsinin gözleri kızarımış belliki ağlamışlar.Ben bir şey sormadım yine taa ki arabaya binene kadar.Amcam yanıma oturmuştu.Amcama dönüp “Amca kardeşim nasıl? İyi mi?”  O da bana bakmadan başı eğik bir şekilde “iyi, evde” dedi.”Ohh dedim yokmuş birşey yaşıyor kardeşim.Araba içinde konuşulan konular hiç Hasan’la ile ilgili değildi.Normal güncel konulardı zannedersem beni tedirgin etmemek içindi.Yaklaşık 10 dakika mesafe gittikten sonra dayım arabayı bir benzinliğe yanaştırdı abimden su almasını istedi.Abim gittiğinde dayım dönüp arkasına “Emre nasılsın iyi misin ? yolculuğun nasıl geçti?” türünden sorular sorduktan sonra “Hasan’ımızı kaybettik” dedi. O an hayat benim için durmuştu ve ne diyeceğimi ne söyleyeceğimi bilemedim.Sustum mp4’ten Kuran-ı Kerim dinlemeye başladım eve gidene kadar.Neyseki sokağımıza yaklaştık. Olağanüstü bir kalabalık vardı.Binanın üzerinde koca bir Türk bayrağı.Araba durdu gidemedi ileri kalabalıktan. Bende indim araban yaya olarak evin yolunu tuttum hızlı adımlarla. Kapıdan içeri girdim çığlıklar ağlama sesleri içinde annemi sordum ordakilere annem nerde? Gözü yaşlı anam… Harap olmuştu sesi falan gitmişti gözleri ağlamaktan şişmişti. Anamın elini öptüm ve sarıldım. Anam beni görünce dahada kötü oldu.Ben o vakte kadar gözümden bir damla yaş dökmemiştim.Anneme sarılınca tutamadım kendimi bende ağladım.Annem daha fazla kötü olmasın diye beni ordan alıp karşı daireye amcamlara götürdüler.Orada su ve sakinleştirici verdikten sonra kendimi toparladım biraz. Askerden amca oğlu Huzeyfe’de gelmişti.Olayın nasıl olduğunu sordum oda anlattı.Babamı görmek istedim nerde diye sorduğumda ise salonda dediler kendimi biraz toparladıktan sonra gittim elini öptüm sarıldım.O zamana kadar ağladığını görmediğim babam hıckıra hıckıra ağlamaya başladı tabii bende tekrar ağlamaya başladım…

Saat geç olmuştu artık bir grup insanlar evlerine gitmiş bir grup insanlarsa evlerimizde misafir olmuştu.O gece sabaha kadar gözüme uyku girmedi.Uyuyamadım bir türlü… Cumartesi sabah saatlerinde Karacaahmet Mezarlığı Morguna gittik cenazemizi almak için.Kalabalık ve askerlerde bizlere eşlik ettiler. Kardeşimi son kez burda gördüm.Yüzünde bir tebessüm bir rahatlık vardı.Bize mesaj veriyordu “ben kurtuldum bu kirli dünyadan Allah’ın her insana nasip edemeyeceği şehadetle şereflendim” diyordu adeta.Aslında o manzarayı tekrar düşündüğümde içim rahatladı.Artık Hasan’ım şehiddir diyebiliyordum…Kardeşimin naaşı Karacaahmet’ten askerlerin eşliği ile Haydarpaşa Askeri Hastane’ye (GATA) getirildi.Cenazesi Türk bayrağına sarıldı orada.Tekbirler ve dualar edildi.Ve yine askerlerin omuzlarında cenaze arabasına kondu.Helallik için mahalleye getirildi.İmam mahalle sakinlerinden helallik aldıktan sonra tekbirler eşliğinde Küçükbakkalköy Merkez Camii’ne Cenaze namazını kılmak için gittik.Camii önünde taziyeri kabul ettik.Tanıdığım tanımadığım herkes oradaydı.Çok kalabalıktı.Bu sırada küçük kardeşim Muhammed Fatih’in ağlayışı Hasan abisini istemesi camii  avlusunu inletiyordu.Hala kulaklarımda onun o sesleri…

Cenaze Namazı kılındı ve mezarlığa doğru hareket ediliyordu.Kardeşimi son yolcuğuna uğurluyorduk içimizde dinmez bir acı ile.Mezarlığa geldik defin  işlemi başlayınca kendimi zaten tutamıyordum o sırada hadsafhaya ulaştı yakarışlarım.Göremeyecektim kardeşimi artık sarılamayacaktım öpemiyecektim onu birlikte oturup konuşamayacaktık artık dertleşemeyecektik artık…Canımdan bir parça gömülüyordu kara toprağa…Allah’ım sen kimseye kaldıramayacağı yükü vermezsin.Bu yükü hakkıyla taşıyanlardan eyle bizi.Kardeşimi Hasan’ımı Peygamber torununun ismini taşıyan ve onun gibi şehadet şerbetini içen kardeşimi Kainatin Efendisine komşu eyle.Bizleri Efendimizin sancağı altında toplanmayı nasip eyle…

Yunus Emre

﷽ Kul | Bosna Sevdalısı | Silahsız Muhafız | #Diriliş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

5 Cevaplar

  1. Yusuf GÜLEÇ dedi ki:

    Ben yazacak kadar kendimde cesaret bulamadım yapamam yazamam diye ama sen yazmıssın içinden geçenleri. Her nefes bi adım daha yaklaştırıyor bizi kardeşimize. seninle paylaşmadığım bi msj ı paylaşayım Hasan Göndermişti:Tarih / Saat : 02.06.2009 / 08.49Msj: S.a abi naber tel. benim degil odunc aldim birisinden nasilsiniz.. Ben van'nin daglarinda sogukta nobet tutim.. Nese herkese selam..yazmıştı bende o sırada bi iş için masamdan kalkmıştım telefonumu yanıma almamıştım bu mesaj dan 30 dakka sonra gordum aradım ama ulaşamadım kendine. 15.05.2009 da hasana bilet almıstık ucak bileti hava alanına gittik artık ucaga binme vakti geldi annem bi sarıldı hasana anlamıstı demek içimde öyle bi duygu vardıki hasanı bırakmamak geliyordu,duygularıma gem vurdum hadi anne dedim çocuğu üzme hadi dedim bırak gitsin. Bende sarılmadım kötü olmasın diye ama içimde ukde kaldı. naaşını ilk gördüğümde alnından öptüm . Rabbim bizi huzuru mahşerde berbar eyler inş.

  2. Anonymous dedi ki:

    Allah sabrınızı artırsın. Çok üzüldüm, anlattıklarınız gözümde canlandı, Allah yardımcınız olsun. Tertemiz kardeşiniz sizlere şefaat edecek Allah'ın izniyle…

  3. Amin inşAllah.Allah razı olsun.Yüce Rabbim bizlerede böyle ruhu teslim etmek nasip etsin…

  4. Yunus Emre dedi ki:

    Âmin…
    Allah razı olsun dualarınız için …

  1. 27 Mayıs 2012

    […] Ha abi de demeyi öğrendin ya, biz de sana sorardık en çok hangi abini seviyorsun diye? Sen de Hasan abimi derdin. Hasan abin de seni çok seviyordu kardeşim… Hatırlıyor […]

Bir Cevap Yazın