Gazze İnsani Yardım Filosuna Yapılan Saldırı ve Yapılması Gerekenler

IHH’nın öncülük ettiği ve yaklaşık 40 ülkeden yardım gönüllülerinin katıldığı Gazze İnsani Yardım Filosu’na İsrail komandolarının menfur baskınını bütün dünya ile birlikte izledik. Bu, kesinlikle kabul edilemez ve yenilip yutulamaz bir saldırıdır. Bütün milletimiz birlik ve beraberlik içerisinde bu saldırıya karşı tepkilerini ortaya koymalıdır ve koymaktadır. Bu olaya birlik ve beraberlik içerisinde verilen tepkiler, bütün dünyanın da harekete geçmesine sebep olmuştur. Bugün her yer Gazze’dir. Bu çerçevede, bu işe öncülük ederek terör devleti İsrail’in içyüzünü ve insanlık dışı uygulamalarını bütün çıplaklığı ile ortaya koyan kardeşlerimizi tebrik ederiz. Gazaları mubarek olsun. Şehitlerimizin ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralılara da Allah’dan acil şifalar dileriz.
Aynı şekilde, Gazze İnsani Yardım Filosu’na yapılan baskından iki saat önce İskenderun Deniz Üs Komutanlığı’na PPK’nın yaptığı hain saldırıyı da lanetliyoruz. Şehit askerlerimizin ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralılara da Allah’dan acil şifalar dileriz.

Bu konularda birçok yorumlar yapılıyor. Hepsini hep beraber takip ediyoruz. Uzun uzun tahliller yapmaktan ziyade bendeniz bu yazımda, sadece üç konuya işaret etmek istiyorum.

1. Bu konu bizim için milli bir meseledir. İsrail’in kendi zavaline doğru attığı önemli bir adımdır. Bu konu iç politik malzeme olarak kullanılmamalıdır. Saadet Partimiz yarınki miting için bu konuda üzerine düşen hassasiyeti göstermektedir. Miting herkese ve her kesime açıktır. Halk bütünüyle hem İsrail’i hem de onun taşeronluğunu yapan terör örgütünü lanetlemeli ve oluşturacağı sosyal baskı ile Hükümet’e cesur adımlarının arkasında olacağını hissettirmelidir. Birlikten doğan kuvvetin önünde Allah’ın izniyle hiç bir güç duramaz.

2. Türkiye büyük bir devlettir. Şimdi, insani yardım konvoyuna yapılan saldırı için uluslararsı bir mahkeme oluşturulması ve saldırganların yargılanması çabası içine girilecektir. Ancak bütün bunlar zamana bırakılacak ve uluslararası masalarda yuvarlana yuvarlana tavsatılacaktır. Halbuki 

Türkiye Cumhuriyeti, kökleri mazide geleceği atide olan çok güçlü bir devlettir. Kendi vatandaşlarına uluslararası sularda yapılan bu ateşli saldırıyı kendi mahkemelerinde yargılamaya başlamalıdır. Bunun örnekleri dünyada mevcuttur. Ülkemizde kurulacak özel ve uluslararası gözlemcilere açık bir mahkemede saldırganları, askerinden Hükümetlerinin başına kadar yargılamalı, sorumluları tespit etmeli ve cezaları ne ise vermelidir. Bu süreç içerisinde uluslararası kurumsal yapı bir yargılama başlatırsa, ülkemiz yargıçları da uygun görürler ise dosyayı onlara devrederler. Aksi durumda yapılanların sonuçlarına herkes katlanır. Bundan böyle de Türkiye Cumhuriyeti üzerinde hesap yapmak isteyenler, adım atmadan önce bir değil bin defa düşünürler.

3. TSK bu konuyu iyi okumalıdır. Her şey bir kenara, sizin vatandaşlarınıza uluslararası sularda askeri bir operasyon yapılıyor ve size de bir taşeron vasıtası ile adeta “otur oturduğun yerde” deniliyor! Buna da “sizin bilmediğiniz dengeler var” diye sessiz mi kalacaksınız? Bu sessizlik nereye kadar! Evvelki gün tokat, dün çuval, bügün öldürmeler, peki yarın?

Şimdilik yazımı burada bitiriyorum. Tekrar gazanız mubarek olsun diyor, cümlenizi Allah(CC)’a emanet ediyorum.
Selam Sevgi ve Saygılarımla

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN

Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Öğretim Üyesi 

Yunus Emre

﷽ Kul | Bosna Sevdalısı | Silahsız Muhafız | #Diriliş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın