Nisan Müzakeresi

Yağmur…

Ne getirsin yağmur?

Aşk gönül kapısında meczup, gönül talib-i canan. Bahar gözeneklerini açadursun, söz eylem orucunda. Yanık var, kokular geliyor. Yine bombalar yağıyor, yine insanlar ölüyor, yine mümin coğrafyada haçlı orduları. Yine mümin coğrafyaya şekil vermek, insanlara hak ve hürriyet bahşetmek için işgal var. Şehirler harabeye dönüyor, insanlar öldürülüyor, sakat bırakılıyor, ümitsiz ve biçareleştirilerek el açtırılıyor. Ne olacakları, nasıl bir yönetime kavuşacaklarını onlarda bilmiyor.

Nisan yağmurları yağacak.

Yağmur bereket ve bolluk bahşedecek.

Sular bulanacak, toprak buharlaşacak, ortalık yeşerecek.

Ortadoğu’ da, Afrika’da bulanan sular durulmayacak.

Hafıza-ı beşer hep nisyan ile malul olacak, bir nefs muhasebesi ve ders alma cihetine gidilmedikçe…

Yamalı bohça fikirler, geçici tedbirler alınacak.

Bugün Libya, yarın bir başka merkezde zorbalara karşı direnen halk yine haçlı ordularının kurtarıcılığına sığınıp, kuşatıcılığına ve işgaline maruz kalacak.

Nisan hiç değişmeyecek.

O rahmet ve bollukta ayırım yapmaksızın devrini tamamlayacak.

Tabiatın dirilişi ve evrimi bu sefer bir başka uyanışa tanık olacak.

Halkı Müslüman olan ülkelerde insanların hürriyetlerini kısıtlayan, despot ve zalim yönetimlerin ya gitmesine, ya da kendi kendilerini gözden geçirmelerine şahit olacak. İslam, hükümranlığı sürdürmede ne kadar çare olur, saltanatın devamında hangi katkıları sağlar anlayışı yerine, kurtuluşun tek adresi olmalıdır.

Afganistan işgali, Irak işgal ve katliamı, Libya bombardımanları, Gazze ablukası ve Filistin’de yarım asırdır dökülen kan, kukla olsun, yerinden yönetim olsun iktidarlara acil eylem uyarısı yapmaktadır. Normal süreçlerde yönetim biçiminizi bir gözden geçirin, halkınızın taleplerine kulak verin, kendi saltanatınız yerine, hak ve hürriyetlerin, adaletin tesisi için gayret edin.

İşgal edilmeden, zihninizi işgalden kurtarın ve İslam’la müşerref olun.

İslam bahşedilecek huzurun kaynağıdır.

Filistin’deki haklı mücadeleye kayıtsız kalanların, Bosna katliamında müdahaleyi geciktirerek on binlerin şehit olmasına göz yumanların farklı hesapları var elbette.

Tunus’ta başlayan isyan ve halk hareketi, Mısır halkının tahrir meydanında verdiği mücadele firavunların saltanatını yıkmış, ancak yerine gelecek yönetim biçimi henüz netleşmemiştir.

Ortadoğu’da sancı devam edecek, belli ki yeni doğumlar olacak.

Halkın talebi batılı sömürgecilerin dillendirdiği gibi sadece özgürlük değil, özgürlüğü de içine alan hak ve adaletin tesis edilmesi olacaktır.

Muhabbetin muhalefet etmediği sosyal adalet.

Öldüren değil dirilten.

Sömüren değil, hayat bahşeden…

Nefsi için istediğini kardeşi içinde isteyen, istemediğini onun için de istemeyen…

Gözyaşı ve yıkıma, ağıtlara, acılara, işgalcilere, haçlı zihniyete fırsat vermemenin yolu ve yordamı hususunda İslam kardeşlik çağrısını yenilemekte, bizleri duyarsız kalmamamız yönünde uyarmaktadır.

Kalb ile buğzetmek en zayıf olanı…

Münkeri tasfiye emredilmektedir.

Nisan.

Yağmurlar yağacak.

Dünya’nın birçok yerinde zulme uğramış, sakat kalmış, yetim ve öksüz, çaresiz insanın gözyaşı nisan yağmurlarına karışacak.

Islanacak bedenimiz.

Onlarla beraber olacağız.

Rebiül Evvel.

O’nun doğduğu ay.

“Yağmur seninle biter susuzluğu evrenin

Sana mümindir semâ, sana muhtaçtır zemin”
Şeref AKBABA – Ay Vakti ( Nisan )

Yunus Emre

﷽ Kul | Bosna Sevdalısı | Silahsız Muhafız | #Diriliş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın