Başörtüsü Düşmanlarına On Bir Tokat

Onlar bir kere söylediler, yazdılar, biz de bin birinci defa yazalım:

Birinci tokat: Dünyanın bütün (evet bütün) demokrat, hukukun üstünlüğünü kabul etmiş, insan haklarına bağlı ve saygılı medenî ülkesinin üniversitelerinde başörtüsü serbesttir.

İkinci tokat: Lâikliğin ana vatanı olan Fransa’da da serbesttir. (Orada başörtüsü yasağı, insan haklarına aykırı olarak sadece resmî devlet liselerinde vardır.Özel liselerde yoktur.)

Üçüncü tokat: Demokrasinin vatanı olan İngiltere’de, başörtüsü ilkokullarda bile serbesttir.

Dördüncü tokat: Bütün erginlik yaşına gelmiş İslâm kadın ve kızlarının tesettüre girmesi farzdır. Bu farz Kur’ân, Sünnet ve icmâ-i ümmet ile sabittir. Ankara Diyanet İşleri Başkanlığının, tesettürün farz olduğuna dair iki resmî fetvası bulunmaktadır.

Beşinci tokat: Ülkemizdeki başörtüsü yasakları insan haklarına, demokrasiye, eşitliğe, adalete aykırıdır.

Altıncı tokat: Köleliğin en çirkini ve utandırıcısı, üzerinde TC resmî anteti bulunan “Vesikalarla” fahişelik yapmaktır. Maalesef ülkemizdeki düzen buna izin vermekte, genelevlerin kapısında polis bekletmekte, fuhuştan KDV ve kazanç vergisi almakta, bu vergiyi bütçesine katmaktadır.

Yedinci tokat: Devletimiz “Kadınlara fahişelik yapma iznini vermeyeceğine dair” uluslararası KadınHakları Sözleşmesine imza koymuş bulunmaktadır.

Sekizinci tokat: Demokrasinin beşiği olan İngiltere’nin okul ve üniversitelerinde serbest olan başörtüsünün Türkiye’de yasak olması gülünçtür, rezalettir, traji-komedidir.

Dokuzuncu tokat: Ülkemizdeki başörtüsü yasağını aklın, vicdanın, insafın, insan haklarının, eşitlik prensibinin, adaletin ışığında doğru bulmanın ve savunmanın imkânı yoktur.

Onuncu tokat: Başörtüsü yasağı din ve inanç hürriyetine aykırıdır. İnandığı gibi yaşamak hürriyetini engellemektedir. Toplumsal barışı ve mutabakatı dinamitlemektedir. Bu yasağı haklı gösterecek bir tek (tekrar ediyorum bir tek) geçerli gerekçe yoktur.Haksız bir diretmeden, despotluktan ibarettir.

Onbirinci tokat: Bu yasak lâikliğe aykırıdır. Başörtüsü lâikliğe aykırı olsaydı, lâik Fransa’nın üniversitelerinde yasaklanırdı.

Yukarıda tokat şeklinde onbir madde zikr ettim. Aklın, vicdanın, bilgeliğin, mantığın, insafın, adaletin ışığında bunları çürütmek mümkün değildir.

İsmet Paşa başörtüsüne karşıymış…

Başörtüsü filan veya falan ideolojiyle çatışıyormuş…

Dinsiz bir ilâhiyatçıKur’ânda başörtüsü yoktur demiş…

Çıplaklık uygarlıkmış, tesettür gerilikmiş…

Yahu bunlar gibi saçma sapan mavallar ve iddialarla siz tezinizi ispat ettiğinizi mi sanıyorsunuz? Gülünç olmaktan, hokkabazlıktan, maskaralıktan vaz geçin artık. Ciddî gerekçeleriniz varsa onları ortaya sürün.

Gelecekte ne olacak?.. İngiltere’de olduğu gibi, Müslüman Türkiye’de de okullarda ve üniversitelerde eşitlik olacak, isteyen başını örtecek, isteyen açık olarak okuyacaktır.

Bunu kimse önleyemeyecektir.

Düzen fahişeliğe resmî vesika verecek, kapısında polis bekletip vergi alacak; Müslüman kızlar başörtüsü ile okuyamayacak…Yağma yok baylar, yağma yok bayanlar!.

Mehmet Şevket Eygi

Yunus Emre

﷽ Kul | Bosna Sevdalısı | Silahsız Muhafız | #Diriliş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın