Ateist PKK’lılara niye inanalım ki?

 

Bunlar değil mi, “Ne varsa, hepsi bu dünyada” diyenler?..

Ahirete inanmayan, dinin egemenler tarafından uydurulduğunu iddia ederek, kutsal namına ne varsa, inkara kalkışanlar?..
Seçim öncesinde dindar Kürtlerin oylarını almak için, her gittiği yerde önce mezarlıkları ziyaret eden, şeyhlerin ruhunu yad eden, seçimden sonra ise, Ramazan günü Bodrum’da metresi ile içki içenler, bunlar değil mi?
Niye inanalım ki bunlara?
Bölgedeki imamları hedef tahtasına koyan, namaz dönüşü arkalarından vuranlar, bunlar değil mi?
Bunların neyine inanacağız?
Siirt’teki 4 kızın öldürülmesinde “özür dilemeleri”ne ve “Sivil araca saldıran adamlarımızı sorgulayacağız” demelerine rağmen, o saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden birisinin elinde patlayan bomba ile can vermesi sonrasında, “sorgulama” sözünü unutup, 4 Kürt kızının katilini “şehid” ilan edenlere nasıl inanacağız?
Siirt’teki dört kızı polisin vurduğunu iddia edip, sonra yalanlarını itiraf etmelerinin arasından birkaç gün geçmeden..
Batman’da hamile bir Kürt vatandaşımızın çocuğu ile birlikte öldürülmesi vahşeti yaşandı..
Siirt’teki saldırı ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalarda sergiledikleri gibi, önce zigzag çizdiler.
“Polis vurdu, üzerimize atıyorlar” dediler..
Kurşun çekirdekleri üzerinde yapılan balistik muayenelerde, gaspedilen ve saldırıda kullanılan araçta yapılan parmak izleri incelemelerinde, gerçekler ortaya çıktı..
Hamile kadını öldüren kurşunların, PKK’lı teröristlerde ele geçirilen silahlardan sıkıldığı, belgeleri ile tescillendi..
Ama, ahiret inancı olmayan, dış güçlerin oyuncağı haline gelmiş ateistlerden utanma mı beklenir?..
Onlar, yollarına böyle devam edecekler.
Gidecekleri yere kadar.
Bu arada, üç beş gazeteciyi, örgütün maşası halindeki belediye başkanları aracılığı ile yedirip içirecekler. Lehlerine yazılar yazdıracaklar. Sanki polisin işi gücü yokmuş, durduk yerde bir Kürt kadını öldürmek istemiş gibi, iftiralar atacaklar.. Sonra yalanları ayaklarına dolanınca, aynen Siirt’teki gibi, özür dileyecekler..
“Özür diledikleri” işin insan öldürme gibi dönüşü olmayan bir fiilden kaynaklandığını görmezden gelip, “özür” üzerinden bir de efelenmeleri yok mu.. “Yanlış yaptığımızda, kabul etmesini biliriz. Siirt’i kabul ettik. ama Batman bizim işimiz değil” diye dürüstlük numaralarına yatmaları yok mu..
Saf insanları, kolayca kandıracak türden..
Oysa, Allah’a inanmayan teröristten, ne dürüstlüğü bekleyebiliriz ki?
Karşı tarafın elinde, kendilerinin yalanını ortaya çıkaracak delil olmadığına inandıkları an, hemen iftirayı basarlar: “Polis yaptı. Asker vurdu, bizim üzerimize atıyorlar!”
Deliller ortaya çıkınca da, “Büyük hata yapıldı. Kabul ediyoruz. Özür diliyoruz..”
Sanki çocuk oyunu oynuyorlar..
Farkında değiller, o eski dönemler bitti..
Her saldırının soruşturması, şeffaf şekilde yürütülüp, kimin ne yaptığı, delilleri ile ortaya konuluyor.
Yalanlar ortaya çıkıyor.
PKK’lıların, sözde haklarını savundukları insanlara yaptığı hain saldırılar, gün yüzüne çıkıyor.
Kürt halkı üzerindeki etkileri kırılıyor..
Gerçek yüzleri ortaya çıkıyor..
Biz biliyorduk ama.. Kürt halkı üzerinde, bir inandırıcılıkları vardı..
Şimdi bunun kaybolduğunu görüp, saldırganlıklarını artırıyorlar..
Göremedikleri ise, eski dönemdeki gibi, vurup kaçamadıkları..
Evet, şimdilik vurmaya devam ediyorlar.. Ama kaçamıyorlar..
Vuruyorlar. Ardından vuruluyorlar..
Şırnak’ta önceki akşam vurdular.. Sabaha kalmadı, vuruldular..
Yakında, o vurma fiilini de başaramayacaklar..
Yeter ki, dürüstlükle, samimiyetle bu ateistlerin üzerine gidilsin..
Bölge insanına, bu “ateistlerin gerçek yüzleri” gösterilsin..
PKK’sıyla, KCK’sıyla, BDP’siyle hepsinin yaptığı propagandaların “ahiret inancı olmayan ateist”lerin eseri olduğu anlatılsın..
Bölge halkının uyanıp, teröre vereceği tepki, “PKK’nın da iflası” olacaktır..

Yunus Emre

﷽ Kul | Bosna Sevdalısı | Silahsız Muhafız | #Diriliş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın