Yunus Emre Güleç

Kaç yüzlüsün ?

“Sen..
Pardon “Siz” demeliydim..
Siz kaç yüzlüydünüz?
Ben yanlışlıkla hanginizi sevdim?…”

Özdemir Asaf

Gidene Kal Demek

Gidene kal demeyeceksin…
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun…

Şehir Ve Fetih

Kadıköy İmam Hatip Lisesi’nde pek kıymetli Tarih dersi Hocam Enver Çakmak’ın Ay Vakti’ndeki Şehir ve Fetih başlıklı yazısıyla sizleri baş başa bırakıyorum…

Şehirlerin gözdesi İstanbul, erguvan rengine, Roma’nın doğudaki başkenti iken büründü. Yeniden inşa edilirken; hipodromu, sarayları, kiliseleri, tanrılarının heykelleri, geniş coğrafyasından getirilen obelistikleri ile hem Roma cahiliyesinin, hem de sanatın merkezi oldu. Orta Çağ’ın bu en ihtişamlı başkenti giderek hırisitiyanlaştı. Kendi içinde mezhep sorunlarıyla boğuştu. Tasvirkırıcılık hareketi binlerce insanın katledilmesine neden oldu. Ayasofya kilisesi birkaç kez yıkıldı. Şehir erimeye başladı. Kudretini tekrar elde ettiği zamanlarda oldu. İmparator Theophilos, Abbasiler döneminin Bağdat sanatından esinlenerek kendine Maltepe civarında bir saray yaptırdı. Kütüphaneler, yeni kanunlar ve canlanan ticari hayat refahı artırdı. Fakat bunlar kısa süren mevsimlerden öteye gidemedi. Kendine gelebilmesi için yeni bir inşa ve ihya ediciye muhtaçtı. Continue reading…

‘Çocuğum İçin Ne Yapabilirim?’

..Diye Soran Ebeveyne Mektup

Selamünaleyküm.
Allah Teâlâ’dan sizi, çocuklarınız üzerindeki emellerinize kavuşturmasını, onları müttaki kullar olarak yaşatıp size şefaatçi olmalarını nasip etmesini dilerim.
Yedi yaşında bir çocuğun en iyi öğretmeni annedir. Annenin yerini alabilecek bir kurum ise en azından annelik kuralları olan pedagoji ve benzeri
bilimlere vâkıf birilerinin himayesinde olmalıdır. Maalesef istisnasız söyleyebileceğim bir hakikat şudur: Bu mantıkta bir kurumumuz yoktur. Varsa da toplumumuza mal olacak kapsamda değildir. Çocuğunuzu vereceğiniz kurumu bizzat görmediğim için sakıncalı demem doğru olmaz. Ama size yardımcı olabilecek kurallar sıralayabilirim. Allah yardımcınız olsun.
Continue reading…

“Din Nasihattir…”

Ebü Rukayye Temîm İbni Evs ed-Darî radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem :

“Din nasihattir” buyurdu. Biz kendisine:

– Kimin için nasihattir? dedik. Peygamber Efendimiz:

– “Allah, Kitabı, Resulü, mü’minlerin yöneticileri ve tüm müslümanlar için nasihattir” buyurdu.[1]

[1] Müslim, İman 95. Ayrıca bk. Buhari, İman 42; Ebü Davüd, Edeb 59; Tirmizî, Birr 17; Nesaî, Bey’at 31, 41

Tüylerimizi diken diken eden emir

Tüylerimizi diken diken eden bir emir. “Kocaya itaat” Bu iki kelime yan yana geldiğinde kadınları çok fazla rahatsız ediyor. Kuran’da geçen ayetten de kaçıyorlar…

“Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır.”(yönetici ve koruyucudur) Nisa sûresi 34. âyete geçen hafta başlamıştık. Kaldığımız yerden devam ediyoruz, âyet bitene kadar inşallah.

Kadın erkeğin evde reisliğini, yönetici ve koruyuculuğunu kabul ettikten sonra ne olacak? Doğal olarak evin reisine saygılı olacak. Âyet şöyle devam ediyor: Continue reading…

Erkekler Kadınlar Üzerinde Yönetici ve Koruyucudur

Erkeklerin doğuştan getirdiği özellikler “güç, iddia ve başarı”dır. Erkekler liderlik için gerekli olan vasıflarla yaratılmışlardır. Kur’an-ı Kerîm’in bazı âyetlerinden utanıyor muyuz? Dilimizle itiraf etmesek de gönlümüz kabul etmiyor mu? Âyetleri yeterince modern görmüyor muyuz? Aman konuşmayalım, üstünü örtelim, kimse duymasın mı diyoruz? Yaradan’dan daha çağdaş olmaya mı çalışıyoruz?

Mademki mü’miniz, mademki müslümanız (teslim olmuşuz) o halde neden kaçıyoruz Allah’ın âyetlerinden.

Kadın Erkek konusunu konuşurken Yaradan’ın yol göstericiliğini nasıl göz ardı ederiz? Continue reading…

Sabretmiyoruz…

65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

66. Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.

67. Adam şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin.”

68. “İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?”

69. Mûsâ, “İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim” dedi.

70. O da şöyle dedi: “O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın.” Continue reading…

Çağdaş üfürükçüler!

Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek isterler (Tevbe, 32; Saf, 8); bunun için de sürekli üfürürler. Hâlâ da üfürüyorlar. Bıkmadan, usanmadan üfürüyorlar. Üfürdükçe üfürüyorlar. Gazetelerinden üfürüyorlar, dergilerinden üfürüyorlar… Radyolarından üfürüyorlar, televizyonlarından üfürüyorlar… Tek başlarına üfürüyorlar, topluca üfürüyorlar. Gece demiyor üfürüyorlar, gündüz demiyor üfürüyorlar. Sağdan üfürüyorlar, soldan üfürüyorlar. Allah’ın nûrunu söndüreceklerini zannediyor ve durmaksızın üfürüyorlar. Gazete ve dergi yöneticileri, köşe yazarları, tv yorumcuları durmaksızın üfürüyorlar. Okuyup okuyup üfürüyorlar.

İlim zannettikleri halde hiçbir ilmî değeri olmayan birtakım safsataları okuyup okuyup üfürüyorlar… Doğru ve geçerli zannederek benimsedikleri bâtıl görüşleri okuyup okuyup üfürüyorlar… Continue reading…

Açık Cevap Veriniz

Muhterem Diyalogçu kardeşime… Selamdan sonra… Bendeniz isim vererek hiçbir şahsı ve cemaati suçlamam. Tenkitlerim anonimdir. Yazılarımdaki suçlamaları üzerinize almış ve sorularımı, ithamlarımı cevaplandıracak yerde mukabil hücuma geçmişsiniz. Size tekrar çok açık ve seçik şekilde soruyorum:

Birinci soru: Bir tv kanalında bir Alman Diyalog programı yapıyor. Başlangıçta ekranda Sultanahmet Camii görünüyor. Onun arka planından bir haç yükseliyor yükseliyor, camiden büyük hale geliyor. Böyle bir şeyi İslam dini, Tevhid akidesi kabul eder mi? Bunun te’vili var mıdır? Lütfen samimi olunuz ve açık cevap veriniz. Continue reading…